19 Ocak 2015 Pazartesi


 GÖKHAN YAHUT SİLİSTRE

bakınız son kez söylüyorum
benim kuşağımın şiirden anladığı
pek de bir şey anlamadığıdır.
sizi buradan ve son kez uyarıyorum 
şiir her şeyden önce yapıdır : a construction.
ve o yapının tuğlasıdır 
sözcükler : narin ve de gaddar.
hiç bir şey günümü  
daha fazla berbat edemez , burada 
size sözcüklerin eziyetinden bahsediyorum
-bu metnin efendisi kim ?-şiir zorba ve zalimdir
ancak ve ancak bedeli ödenirse kendini ele verir.
burada siz okurların affına sığınarak-şiir okur karşısında 
bu denli mi eğilir?-
o narin , o gaddar ve galiba dişi.
çünkü ben düşüncenin
kalem kağıt ile ele geldiğinde
ister istemez  kalıba döküldüğünü bilir ,
yazımı ve usumu bu denetimden
uzak tutmayı severim.
işimizin kolay olmadığının farkındayım
şu an giriştiğimiz iletişimin-kuralları kim belirliyor ?-
burada sizi yine uyarmadan geçemeyeceğim
tarafımı soracak olursanız 
zarlarımı her daim şiirden yana atar
ve şunu iyi bilirim:
şiir çıkarsızdır ve anlaşılmayı bekler.

okur , yani siz ,
çıkarlarını düşünür ;
deşemediniz , eşeleyemediniz , 
hakkından gelemediniz ,
bir çırpıda size yabancı.

bakın ;küstüm çiçeği gibi 
kapanıyor , küstahlık taslıyor.




10 Temmuz 2014 Perşembe



OTELCİNİN HOROZU

Horoz beslemeniz müşterileriniz
için sıkıntı olmuyor mu ?
İnsan , ne bileyim, tatilde dilediğince
uyumak ister,sabahın köründe uyanmak kimsenin
hoşuna gitmez doğrusu.
Masasında köy kahvaltısı isteyen ,horozun öttürüğüne de katlanmalı.
Yoksa kazandığım parayı hak etmediğimi düşünürüm.

2 Temmuz 2014 Çarşamba


TUTANAK

Namlu şakağında o kadar uzun beklemişti ki 
metalin tüm soğukluğu neredeyse kaybolup gitmişti.
Sonunda tabanca dayanamayıp söylendi :
-Atlamayı ya da ilacı neden denemedin ?

Tabancadan bu hiç beklemediği çıkışı işitince hayli sinirlendi.
Gururu incinmişti.
Ne yani ; 
Tabanca ona korkağın teki olduğunu mu söylemeye çalışıyordu ?
Hiç kimse ama hiç kimse,ona korkağın teki olduğunu söyleyemezdi.
...

Anlaşıldı mı ?

...

-Bangggggggg !

23 Haziran 2014 Pazartesi


EMİR KİPİ

bu böyle söylene 
tahtaya kalkan bu şiir ,
daha adını yazamadan
büyüyüp askere gidecektir.

bu böyle biline 
keskince başlayan bu şiir ,
er ya da geç bileklerini kesecektir.

bu kimin haddine 
kendimde doğrulattığım bu kibir...

4 Haziran 2014 Çarşamba

İnsan okuduğu kitaplar için küçük yazılar kaleme almak istediğinde tarafsız kalması beklenemez.Kuşkusuz yola en sevdiğim yazarlardan biriyle koyulmak gerekiyordu,öyle de oldu.

Duman , Faulkner'in bilinir ve daha katmanlı eserleri Ses ve Öfke,Abşalom Abşalom!,Döşeğimde Ölürken 'e nazaran daha az bilinir eserlerinden.


Her bir hikayede Gavin Stevens 'ın keskin zekasının, dedektif hikayelerinden aşina olduğumuz güçlü detaycılığının ve adalete olan bağlılığının sergilenişine tanıklık etmekle birlikte , Duman için  bir dizi öykünün toplamından çok (savcı Gavin Stevens' ın bütün öykülerde yer alması da bunda bir etken) küçük hacimli bir roman demek daha doğru bile olabilir.


Öykülere fon teşkil eden atmosfer çoğunluk yine Faulkner'in diğer romanlarından aşina olduğumuz güney taşrası : hayatları boyunca toprağı işlemekten erken kocamış çiftçiler,serseriler,ırgatlar,kanun adamları,jüriler ve mahkemeler...

İnsanlar arasında yaşanan intikamlar,iftiralar,cinayetler,Talât Sait Halman ' ın yerinde tanımıyla onca 'beşeri dram' Duman 'da bir arada.


Duman'a dair son sözlerimi söylemeden önce,Talât Sait Halman 'ın Duman 'ın Öyküsü adıyla kaleme aldığı önsözde çeviri sürecine ilişkin anlattığı deneyim ve hatıraların,okura ayrı bir keyif sunduğunu peşinen belirtmeliyim.


Duman,büyük deha Faulkner'in dünyasına atılmayı bekleyen küçük,ancak önemli bir adım...


Keyifli okumalar.



Duman , William Faulkner 

160 Sayfa , Can Yayınları (1991)

13 Mayıs 2014 Salı



BADANA

Bu yaz
odanın rengini daha
bir açmalıyız dedi.
Unuttun mu biz
körüz dedim.

7 Mayıs 2014 Çarşamba


AYNADAKİ SIR

suretine öylesine aşıktı ki

kendine tecavüzden
yargılandığını duyduk.


(şiir-öykü denemesi)