4 Haziran 2014 Çarşamba

İnsan okuduğu kitaplar için küçük yazılar kaleme almak istediğinde tarafsız kalması beklenemez.Kuşkusuz yola en sevdiğim yazarlardan biriyle koyulmak gerekiyordu,öyle de oldu.

Duman , Faulkner'in bilinir ve daha katmanlı eserleri Ses ve Öfke,Abşalom Abşalom!,Döşeğimde Ölürken 'e nazaran daha az bilinir eserlerinden.


Her bir hikayede Gavin Stevens 'ın keskin zekasının, dedektif hikayelerinden aşina olduğumuz güçlü detaycılığının ve adalete olan bağlılığının sergilenişine tanıklık etmekle birlikte , Duman için  bir dizi öykünün toplamından çok (savcı Gavin Stevens' ın bütün öykülerde yer alması da bunda bir etken) küçük hacimli bir roman demek daha doğru bile olabilir.


Öykülere fon teşkil eden atmosfer çoğunluk yine Faulkner'in diğer romanlarından aşina olduğumuz güney taşrası : hayatları boyunca toprağı işlemekten erken kocamış çiftçiler,serseriler,ırgatlar,kanun adamları,jüriler ve mahkemeler...

İnsanlar arasında yaşanan intikamlar,iftiralar,cinayetler,Talât Sait Halman ' ın yerinde tanımıyla onca 'beşeri dram' Duman 'da bir arada.


Duman'a dair son sözlerimi söylemeden önce,Talât Sait Halman 'ın Duman 'ın Öyküsü adıyla kaleme aldığı önsözde çeviri sürecine ilişkin anlattığı deneyim ve hatıraların,okura ayrı bir keyif sunduğunu peşinen belirtmeliyim.


Duman,büyük deha Faulkner'in dünyasına atılmayı bekleyen küçük,ancak önemli bir adım...


Keyifli okumalar.



Duman , William Faulkner 

160 Sayfa , Can Yayınları (1991)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder