10 Temmuz 2014 Perşembe



OTELCİNİN HOROZU

Horoz beslemeniz müşterileriniz
için sıkıntı olmuyor mu ?
İnsan , ne bileyim, tatilde dilediğince
uyumak ister,sabahın köründe uyanmak kimsenin
hoşuna gitmez doğrusu.
Masasında köy kahvaltısı isteyen ,horozun öttürüğüne de katlanmalı.
Yoksa kazandığım parayı hak etmediğimi düşünürüm.

2 Temmuz 2014 Çarşamba


TUTANAK

Namlu şakağında o kadar uzun beklemişti ki 
metalin tüm soğukluğu neredeyse kaybolup gitmişti.
Sonunda tabanca dayanamayıp söylendi :
-Atlamayı ya da ilacı neden denemedin ?

Tabancadan bu hiç beklemediği çıkışı işitince hayli sinirlendi.
Gururu incinmişti.
Ne yani ; 
Tabanca ona korkağın teki olduğunu mu söylemeye çalışıyordu ?
Hiç kimse ama hiç kimse,ona korkağın teki olduğunu söyleyemezdi.
...

Anlaşıldı mı ?

...

-Bangggggggg !

23 Haziran 2014 Pazartesi


EMİR KİPİ

bu böyle söylene 
tahtaya kalkan bu şiir ,
daha adını yazamadan
büyüyüp askere gidecektir.

bu böyle biline 
keskince başlayan bu şiir ,
er ya da geç bileklerini kesecektir.

bu kimin haddine 
kendimde doğrulattığım bu kibir...

4 Haziran 2014 Çarşamba

İnsan okuduğu kitaplar için küçük yazılar kaleme almak istediğinde tarafsız kalması beklenemez.Kuşkusuz yola en sevdiğim yazarlardan biriyle koyulmak gerekiyordu,öyle de oldu.

Duman , Faulkner'in bilinir ve daha katmanlı eserleri Ses ve Öfke,Abşalom Abşalom!,Döşeğimde Ölürken 'e nazaran daha az bilinir eserlerinden.


Her bir hikayede Gavin Stevens 'ın keskin zekasının, dedektif hikayelerinden aşina olduğumuz güçlü detaycılığının ve adalete olan bağlılığının sergilenişine tanıklık etmekle birlikte , Duman için  bir dizi öykünün toplamından çok (savcı Gavin Stevens' ın bütün öykülerde yer alması da bunda bir etken) küçük hacimli bir roman demek daha doğru bile olabilir.


Öykülere fon teşkil eden atmosfer çoğunluk yine Faulkner'in diğer romanlarından aşina olduğumuz güney taşrası : hayatları boyunca toprağı işlemekten erken kocamış çiftçiler,serseriler,ırgatlar,kanun adamları,jüriler ve mahkemeler...

İnsanlar arasında yaşanan intikamlar,iftiralar,cinayetler,Talât Sait Halman ' ın yerinde tanımıyla onca 'beşeri dram' Duman 'da bir arada.


Duman'a dair son sözlerimi söylemeden önce,Talât Sait Halman 'ın Duman 'ın Öyküsü adıyla kaleme aldığı önsözde çeviri sürecine ilişkin anlattığı deneyim ve hatıraların,okura ayrı bir keyif sunduğunu peşinen belirtmeliyim.


Duman,büyük deha Faulkner'in dünyasına atılmayı bekleyen küçük,ancak önemli bir adım...


Keyifli okumalar.



Duman , William Faulkner 

160 Sayfa , Can Yayınları (1991)

13 Mayıs 2014 Salı



BADANA

Bu yaz
odanın rengini daha
bir açmalıyız dedi.
Unuttun mu biz
körüz dedim.

7 Mayıs 2014 Çarşamba


AYNADAKİ SIR

suretine öylesine aşıktı ki

kendine tecavüzden
yargılandığını duyduk.


(şiir-öykü denemesi)



23 Nisan 2014 Çarşamba



 ŞAMŞİRİK

Önce olamayacağını söyledi.

Derhal beni cesaretlendirmesini 
istedim.
Buyruğum 
duygu durumumla kakışırcasına.


20 Şubat 2014 Perşembe



şampiyonlar virajı

herkes içinden bir kere şampiyon

olacak gol , basket , tuş !
kırmızıda ilk kalkan
hayatta en az bir kere şampiyon.

bir viraja yenilmek , 

tuhaf bir alkışa geçilmek
-Asla !
çıkar çıkmaz 
adımı kodluyorum :
ş a m p i y o n .


-değil ;
viraj bana ölmeyi tavsiye ediyor.

2 Şubat 2014 Pazar




[Beni meşgul eden nesneler, objeler,yüzeyler,haller]

PORTAKAL


portakal kokusuyla duruyor orada

duydun mu ?
doktoru diyor :
yuvarına ilişmiş kokusu 

çeperi çatlamış , rengi solmuş..
- ben portakal sevmem , sezerim doktor !

                            
                             
işte yuvar 
portakal yola çıkıyor,
şiire girebilmek için kokusunu salıyor.

                              
portakalı soydum
yalnızlığıma koydum.